evrenin gizemini cözecek adam

her gun yeni bir soruya cevap bulan K sasirmisti. butun bu cevaplarin bir butunlugu vardi. ve K bunu cozecekti. iste bu yusden bu blogu yaratti. blog sonlandiginda evreninin gizemini cozen K onun cozumlemelerini anlayan diger gizemcilerle tanisacakti.

tumblinks

search

powered by tumblr
seattle theme by parker ehret

  1. Despair (1978)/ Cinnet

    Film festivali başladı. Bu sene topluca biletleri alıp sıramız geldiğinde gidip izliyorz filmleri. 

    Dün akşam oyunculardan birinin de katılımıyla izlediğim film Cinnet’ti. Alman yönetmen Fassbinder’in 31. filmi (sette de 31. yas gününü kutladığı film.) Tiyatral havası ve bolca kullanılan dış çekimlerle öncelikle kalbimi fethetti. Sonrasında daha bir çok sebep eklendi buna. 

    Hermenn yukardıdaki iş adamının kibar, espritüel ama hastalıklı karakteri üslubunu bir çeşit özgünleştiriyor. Karısına aşık ancak kendisiden başka bir hermenn daha onu izliyor. Sorun da bu ama bunu bulduğu ilk doktora söylemekten de çekinmiyor. Tabi doktorun aslında sigortacı olduğunu öğrenene kadar.

    ‘Ardalion’ Lydia’nın sözümona kuzeni. Hermenn’in olmadığı her an birlikteler. Fotoğraftaki karede de yine Hermenn’in seyahattan ani dönüşü sırasındaki hallerini görüyoruz. Ama Hermenn bunları görmüyor, o bu sırada saplantılı bir halde aradığı resmi bulmaya çalışıyor. 

    Hermann Rusyalı bir Yahudi. Almanya’da hem yahudilerin çektiği acılardan nasibini almış hem de nazi askerilerinin tarafında nazilere acı çektirmiş. Filmin tiyatral havasında bunun inceden eleştirildiği sahneler var ancak o kadar aralarda Hermann’ın gözlemdiği bir kaç nokta gibi görünüyor ki ben de üstünde çok durmak istemedim.

    Hermann’ın planı kendisine çok benzeyen Weber’in kendi yerine geçtiği sırada bir cinayet işlemektir. Hastalığının ileri aşaması kendi sonunu  da getirecektir. Tabi bir de baş belası Ardalion’un ilhamını tazelediği köye  kaçması, kendi kazdığı kuyuya düşmesine neden olacaktır.

    Bu arada Weber ile iligili söylemek lazım ki o görebileceğiniz en filozof evsiz. Hem de gayet yakışıklı ve sağlıklı. Hermenn’den tek istediği sigortalı kadrolu düzgün bir iş.Belki ilerde kendisinin sahip olacağı Hermenn’İn bahçesinin bahçıvanlığı kim bilir. Ama Hermenn’in pis işlerine alet olmak değil. Ne çare, Hermenn onun asla sahip olamayacağı 1000 markla kandırır.

    1970’lerin BErlin’i ile ilgili fikir veren filmin süresi de cömertçe uzatılmış. 

    Ayrıca o dönemde Alman bir yönetmenin İngiliz aktör ve Fransız bir aktristle inglizce dilinde çektiği bu film, salt bu sebepten bile alkışı hak ediyor. Fransız aktrist Andrea Ferreol’un film öncesi yaptığı açıklamaya göre film çekimleri sırasında tek kelime inglizce bilmiyormuş. Sadece kendi repliklerini muazzam ezberleyip filmin kalan senaryosunu tam olarak bilmeden başlamış çekimler. 

    ÖZetle (özet demek için biraz geç olsa da) bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Sunduğu onca özgünlük nedeniyle ve biraz dikkatinizi farklı bir tarza çekmek için. 

     
     
  2. Eldfjall /Volkan

    Rúnar Rúnarsson isimli izlandalı bir yönetmen çekmiş filmi. Ben de İf bagısmız film festivalinde izledim. Yazmaya başladığım zamanki gibi de heyecanım kalmadı şu anda.Filmi izledikten sonra hissettiklerimi hatırlayıp yazacağım iyi şeyleri fazla buldum. Ama olay tamamen haliyeti ruhiyemle ilgili. 

    Film için en çok hissettiğim şey soğukluklarıyla bu kadar eleştirdiğimiz kuzey avrupa insanlarının aile ilişkilerinde ne kadar yakın ve aynı zamanda uzak olduklarını söylemekti. 

    söyledim ve bitti. 

    Bu film beni çok üzmüştü, şimdi de üzgünüm.

     
     
  3. Tinker Tailor Soldier Spy

    Bu yıl izlediğim en iyi film. (2012 yılının 2. ayındayız.) Bu yıl şimdiden güzel çok film izledim aslında. Ama bu temposu düşmeyen, saygılı, özenli müzik seçimi, farklı ülkelerde geçen sahneleri klişelere bulaşmadan çekilmiş kendine münhasır bir film. İlk defa gördüğümüz bir konuya sahip değil. Spy hikayelerinin 2. DÜnya Savaşı sırasında sık sık yaşandığı bilinir. The lives of others filminde de aynı dönemin Almanyasında geçen bir hikayenin bir spy ajanı tarafından takip edilmesini izliyoruz. Ama filmin yapıldığı ülke kültrüne göre değişen konuyu işleme yöntemi çok farklı. Her ikisinde de aynı ağır başlı hava var. Agır başlı birinin çok hata yapması beklenemez..’Tinker Tailor Soldier Spy’da İngiliz yapımı bir film ve her oyuncunun sergilediği profesyonellik, rolünü alnının akıyla başarması filmi hiç bitmesini istemediğiniz bir hikaye yapıyor.Gidin,görün!

     
     
  4. 1942 Ticaret KAyıtları’ndan gelen reklamlar

    Siyah&Beyaz serisinden

     
     
  5. "….ağzı laf yapan kentli züppelere güvenmeyen bir köylünün sezgisiyle, olsa olsa ‘karanlık birşeyler döndüğünü’ hissediyordu…."
    — Baudrilard (sanat komplosu)
     
     
  6. Dalyandan biraz daha kare var!

     
     
  7. Dalyan’da fırtınalı bir haftasonundan manzaralar

    aynı manzaranın farklı kadrajlara girmiş veresiyonlarından ibaret olabilir 
    Kaunos Antik Kenti bir harika ve o kenti görmek için kanalın içinden denize doğru yaptığımız tekne turu. Sonlara doğru yağmur başladı fotoğrafların kalitesi düşüyor belli ki. 

     
     
  8. [Flash 10 is required to watch video]

    Bu adam son zamanlarda tanıştığım en yetenekli, mizacı çok keyifli bir insani karakter

    blogundaki her bir parça bir zeka ürünü

    takip edeyeceğim

    (Source: feyyazyigit)

     
     
  9.  
     
  10. bir makale

    İngilizce bir makale okumam lazım. Dostlar diyor ki önce oku, sonra bir kere daha sonra bir kere daha. En sonunda notlarını almaya başla. Paragraftan anladığını yaz diyorlar. Ama hiç bir şey anlamıyorum. Dostlar bunu deyince önemli değil sen oku anladığını yaz diyorlar.

    Bir kere anlamayınca nasıl ilerleyebilirm. Ne kendime inanıyorum ne dostlara..

    JAmie PEck- Struggling with the Creative Class